Hakkımızda | Üyelerimiz | İlişkilerimiz | MESS Üyeliği | İletişim |
Ana Sayfa | Site Haritası | English
Eurofound “Avrupa İşyerleri Anketi 2009” Sonuçlarını Açıkladı

Araştırmada AB üyesi ülkeler ile Türkiye, Hırvatistan ve Makedonya’da işyerlerinin sosyal diyalog ve esneklik uygulamaları hakkında bilgiler yer alıyor. 2009 ilkbaharında yöneticiler ve işçi temsilcilerine yönelik olarak gerçekleştirilen Avrupa İşletmeler Anketi, işletmelerin esneklik stratejilerini belgeliyor. Anket; işyerlerinde sosyal diyalog konusunda karşılaştırmalı bilgi veren tek kaynak olma özelliğini taşıyor. Ankette öne çıkan önemli hususlar şunlar:

  • AB’nin 27 üyesinde 10 ve daha fazla işçi çalıştıran işletmelerin yarısından fazlası (%56), çalışma saatlerinde esneklik düzenlemelerini kullanıyor. Bu sonuçlar; 4 yıl önce yapılan Avrupa İşletmeler Anketi (21 ülke) ile kıyaslandığında önemli bir artış olduğunu gösteriyor. 
  • Hemen hemen 10 işletmeden 5’i, çalışılan saatleri biriktirme yöntemine izin veren sistemleri uyguluyor. Bu tür çalışma saati hesaplarının çoğu, birikmiş saat kredileri sayesinde tam gün çalışmama durumuna da izin veriyor.
  • AB’deki işletmelerin 2/3’ü (%67) kısmi süreli çalışma biçimini uyguluyor. Hollanda’da, araştırmaya dahil edilen işletmelerin neredeyse tamamına yakınında (%91) kısmi süreli çalışan işçiler mevcut. Kısmi süreli çalışma, Belçika, Almanya, İsveç ve İngiltere’deki işletmelerin %80’i tarafından uygulanıyor. Uygulamanın en düşük olduğu işletmeler ise %20 ile Bulgaristan, Portekiz, Hırvatistan, Türkiye ve Makedonya’da bulunuyor.
  • Giderek daha fazla sayıda işletme, haftanın her günü belli saatlerde (genellikle sabah) çalışılan “geleneksel” yöntemden çok, kısmi süreli çalışmanın farklı biçimlerini benimsiyor. Popülerliği artan diğer türler arasında tam gün çalışma karşılığında tam gün izin ve işveren tarafından belirlenerek kısa süre önce bildirilen esnek kısmi süreli çalışma öne çıkıyor.
  • Gece, hafta sonu ve vardiyalı çalışma yöntemlerini uygulayan kuruluşların oranının -Cumartesi günleri çalışmadaki hafif yükseliş istisna olmak üzere- son dört yılda sabit kaldığı görülüyor.
  • Fazla çalışma, işletmelerin %35’inde parasal olarak, %23’ünde ise dinlenme izni verilerek karşılanıyor. İşletmelerin %37’si her iki uygulamayı da kullanıyor. Fazla çalışmanın karşılığını herhangi bir şekilde ödemeyen işletmelerin sayısı genel olarak az.
  • Anket, işletmelerin 2/3’ünün dönemsel çalışma (TAW), belirli süreli sözleşmeyle çalışma veya profesyonel serbest çalışma (freelance) gibi geçici çalışma biçimlerinden bazılarını kullandıklarını gösteriyor. Bütün sektörlerde işletmelerin (10 veya daha fazla işçi çalıştıran) yarısından fazlası, bu tür sözleşmeye bağlı esneklik düzenlemelerini uyguluyor.
  • Belirli süreli sözleşme uygulamasının, Avrupa’daki işletmeler arasında hızla yayılan bir durum haline geldiği görülüyor. 10 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinin yarısından fazlasında (%54), belirli süreli sözleşme ile çalışan en az bir işçi bulunuyor.

  • AB ülkelerinde, en az beş işletmeden biri, dönemsel işçi (özel istihdam büroları aracılığıyla geçici istihdam) çalıştırıyor. AB’de 10 veya daha fazla işçi çalıştıran işletmelerde dönemsel çalışanlar, toplam istihdamın %2’sini oluşturuyor.İşletmelerin %20’si son 12 ayda dönemsel işçi istihdam edildiğini belirtiyor.
  • 10 ve daha fazla kişi çalıştıran işletmelerin 1/3’ünden fazlası, çalışanların bir kısmı veya tamamı için, birey, takım, çalışma grubu veya bölüm performansına bağlı ödeme unsurları kullanıyor.

  • Ortalama olarak, çalışanların yarısı performansa bağlı olarak ücret alıyor.

  • Bireysel performansa bağlı ödeme unsurları (%33), grup, takım veya bölüm performansına bağlı (%19) unsurlardan daha yaygın.
  • Avrupa’da ücretlerin belirlenmesindeki en yaygın yöntem, toplu iş sözleşmeleridir. Her 3 işçiden 2’si, işyeri/işletme düzeyinde veya daha üst düzeyde bir toplu iş sözleşmesi kapsamındadır.

  • Avrupa’daki çalışanların % 60’ından fazlası, seçilmiş bir işçi temsilciliği kurumu kapsamındadır.Bu temsil yapılarının % 86’sının bir işçi sendikası ile bağı vardır; bununla birlikte, % 63’ünde sendikal ağırlık mevcuttur.

  • İşçi temsilcilerinin hemen hemen 2/3’ü kurallar koyulurken ve çalışma süreleri ile ilgili prosedür oluşturulurken söz sahibi olduklarını belirtiyor.

  • Avrupa işletmelerinde yöneticilerin büyük çoğunluğu (% 70), işyerinde sosyal diyalog ve işçi temsilciliğinin etkileri konusunda olumlu düşünüyor. Aynı çoğunluk, önemli değişiklikler yapılırken işçi temsilcilerine danışmanın, bu değişiklikleri uygularken personelin daha sorumlu davranmasını sağlayacağı görüşünde.
 
 
Kaynak: EUROFOUND
 
 

 

 

© MESS, 2008 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.